Emekliler Zor Durumda

Maaşından başka geliri olmayan kesim içinde emekliler hızla yoksullaştırılıyor. Yüksek seyreden enflasyon karşısında maaşları düşük oranda yükseltilen emeklilerin bir çoğu geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kalıyor. Tabii iş bulabilirse. Bulduklarında da emekli aylıkları bahane edilerek kayıt dışı ve asgari ücretin de altında bir ücretle çalışmaya zorlanıyorlar.

Memur ve işçi emeklilerine ödenen en düşük maaş asgari ücretin da altında kalıyor. Asgari ücretin ise belirlendikten iki-üç ay sonra açlık sınırının altında kaldığı düşünülürse emeklilerin borçlanmadan veya ailelerinden yardım almadan geçinmeleri mümkün değil.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Araştırma Merkezi’nin yaptığı araştırmalarını esas alarak yapığı habere göre; 2002’nin sonunda net asgari ücret 184.3 lira, en düşük işçi emeklisi aylığı 257 lira, en düşük Emekli Sandığı aylığı da 376.5 liraydı. Bu yıl için asgari ücret net 17 bin 2 lira oldu. Buna karşın en düşük işçi emeklisi aylığı 7 bin 500 lira. O da kök aylık değil. En düşük aylık uygulaması olduğu için düşük aylıklar bu seviyeye tamamlanıyor. En düşük memur emekli aylığı da 14 bin 700 lira…

TÜED Araştırma Merkezi’ne göre 2000 sonrasında emekli olanların aylıkları iktidarın yaptığı emekli aylığı bağlama sistemindeki değişiklikler nedeniyle giderek düşüyor.

TÜED şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Özellikle son 5 yılda alım gücü bakımından en zor dönemi yaşayan emeklilere ödenen aylıkların değeri kalmamıştır. Kök aylıkları düşük kalan emeklilere, Hazine desteği yapılarak en az aylık ödemesi getirilmesi, asgari ücret karşısında yetersiz kalmıştır.”

Euronews’in yaptığı araştırmaya göre 2022’nin ilk yarısında en düşük emekli aylığının asgari ücreti oranı 0,74’e kadar düştü. 2023 başında 0,69’a gerileyen en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2023’ün ikinci yarısında ise 0,66’ye kadar düştü.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK-AR) verilerine göre de Aralık 2002’de ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken Temmuz 2023’te bu oran 0,9’a geriledi.

Bütün araştırmalar en hızlı yoksullaşan kesimin emekliler olduğunu ortaya koyuyor.

En düşük emekli aylıkları asgari ücretin altında kaldığı gibi en düşük devlet memuru maaşına da ulaşamıyor.

Asgari ücret, adı üzerinde yemek, içmek, barınmak gibi en temel ihtiyaçları karşılayarak insanın hayatta kalabilmesini sağlayacak ün düşük ücret anlamına geliyor.

Bu durumda ülkede asgari ücretten daha düşük ücret olmaması gerekir. Ama Türkiye’de var. Emeklilere uygulanan en düşük maaşla temel ihtiyaçlarını karşılamaları bile mümkün değil. Bu nedenle işçi sendikalarının işçiler kadar işçi emeklileri, memur sendikalarının memur kadar memur emeklilerinin en düşük aylıklarının en az asgari ücret düzeyine yükseltilmesi için mücadele etmeleri gerekiyor.

Bu mücadele hak ettiği gibi verilmediği zaman iktidarın asgari ücreti ve emekli aylıklarını belirlemesi kendi tercihine kalıyor.

Bu iktidarın da 21 yıldır emekten, emekliden, emekçiden yana değil her zaman sermayeden yana politikalar izlediği, gelir dağılımını emek aleyhine bozduğu bilindiğine göre emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılmasını beklemek boş bir hayale dönüşüyor.

İnsanca yaşayacak ücreti belirlemek iktidarın lütfu değil en temel görevi.

Bu nedenle emek örgütlerinin sıkı bir pazarlığa girmeden iktidarın gönlünden kopacak ücreti beklemeleri her zaman emekçiler ve emekliler için üzücü olacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*